Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 5 Temmuz 2008   
GALATASARAY ın Tartışma Platformu ve Yorumları

Anasayfa

İDDA TAHMİNLERİMİZ

Form

Anket
SİZCE HANGİ TAKIM AVRUPA ŞAMPİYONU OLUR?
TÜRKİYE (31 %)
FRANSA (9 %)
ALMANYA (24 %)
İTALYA (5 %)
İSPANYA (12 %)
PORTEKİZ (1 %)
HOLLANDA (14 %)
ÇEK CUMHURİYETİ (0 %)
HIRVATİSTAN (0 %)
RUSYA (0 %)
ROMANYA (0 %)
YUNANİSTAN (0 %)
İSVEÇ (0 %)
POLONYA (0 %)
AVUSTURYA (0 %)
İSVİÇRE (0 %)
54 - Katılım
( Sonuçlar )
Saat
HOŞGELDİNİZ

2008 AVRUPA  ŞAMPİYONASI

GRUP MAÇLARININ ARDINDAN

19.06.2008

Grup maçları bitti ve çeyrek final eşleşmeleri belli oldu. Gruplarda ilginç maçlar ve sürpriz sonuçlar gördük.Milli takımımızın da bulunduğu A Grubunda hak eden iki takım çeyrek finale çıktı. Portekiz ismi ve kaliteli futbolcularıyla rakiplerine psikolojik üstünlük sağlamıştı zaten. Maçlarda kendilerini çok da zorlamadan gruptan çıktılar. Yalnız son İsviçre yenilgileri biraz garibime gitti. Eğer büyük takımsanız bazı şeyleri garantilediğiniz halde bile gücünüzün yettiği takımları yeneceksiniz. Diğer gruplardaki takımlar aynen öyle yaptılar. Milli takımımız Portekiz maçında çok kötü bir futbol sergileyerek yenildi. Arda’nın o maçta niye oynatılmadığını hala anlamış değilim. İsviçre ve Çek maçlarında ki geri dönüşümüz ise mükemmeldi. Böyle maç çevirmek hele de Avrupa Şampiyonasında her takımın harcı değildir. Dikkatimi çeken bir konuda takımımızın kondisyonu. Anlaşılan Amerika’dan getirilen ekip çok iyi çalışmış. Turnuvanın en kondisyonlu takımıyız. İsviçre gibi bir takıma karşı geri düşmemiz bile bir hataydı. Çek maçı ise tam bir gövde gösterisi oldu takımımız için. Brezilya’nın bile Çeklere karşı iki sıfırdan maçı kolay kolay çevirebileceğini zannetmiyorum. Çünkü Çekler azbuz bir takım değil. Savunma hattıyla ünlü  takımı son 20 dakika sahasına hapsedip ne hallere düşürdük. Milli takımımızı ne kadar övsek inanın azdır. Tabi ki Arda ve Nihat’ın üstün performansları maça damgasını vurdu. Arda’nın bu yaşta yenik duruma karşı gösterdiği reaksiyon inanılmaz. Kazanma hırsı oyuna büyük katkı da bulunmasını sağladı. Arda ileriki yıllarda Dünya’da adından çok söz ettirecek bu kesin.

Şimdi çeyrek finaldeki rakibimiz Hırvatistan. Çok organize ve bilinçli oynayan bir takım. İstikrarlı kadroları ve uzun yıllardır birbirini tanıyan teknik ekipleri iyi çalışıyor. Zor maç olacak. Ama hep söylediğim gibi milli takımımız iyi konsantre olup gerçek gücünü sahaya yansıttığı takdirde Dünya’da yenemeyeceği takım yok. Milli takımımızın bu tarihi fırsatı değerlendirip Hırvatistan’ı eleyerek adını yarı finale yazdıracağına inanıyorum.

B Grubunda Hırvatlar sürpriz yaparak Almanya’yı yendiler ve grup birincisi oldular. Almanya anladığım kadarıyla Hırvatistan maçına nasıl olsa kazanırız diye çıkmış. Artık Dünya futbolunda böyle bir anlayış yok. Nitekim maçı ciddiye alan Hırvatlar kazandı. Turnuvanın en zayıf takımı olarak nitelendirilen Avusturya’nın maçlarda gösterdiği direniş takdire şayandı. Ama güçleri yetmedi ve ev sahibi oldukları turnuvadan elendiler. Polonya umduğum gibi çıkmadı , usta hocaları ile daha çok direnç göstereceklerini düşünüyordum. Almanların da Hırvat maçında ki ciddiyetsizlikleri onların Portekiz’le eşleşmelerine neden oldu.

Ölüm grubu olarak nitelendirilen C Grubu inanılmaz maçlara sahne oldu. Grubun kaderini etkileyen en önemli unsur Buffon’un Romanya maçında kurtardığı penaltıydı.Gök mavililerin gruptan çıkmasını sağladı. Hollanda’nın gösterdiği performansa söyleyecek söz bulamıyorum. Dünya şampiyonu ve finalistini resmen sahadan sildiler. Müthiş oyuncuları var ve mükemmele yakın futbol oynuyorlar. Yalnız kafamda küçük bir soru işareti var, acaba geriye düştükleri bir maçta ne yapabilirler. Çünkü daha çok kontra atak futboluna yatkın gözüktüler. Romanya’nın elenişi ise biraz üzücüydü. Fransa ve İtalya ‘ya yenilmediler ama gruptan da çıkamadılar. Hollanda’nın yedek takımına karşı daha istekli olacaklarını zannediyordum ama olmadı. Fransa ise bize şunu gösterdi. Takım ve hocaları eskimiş ve yaşlanmış. Bir tek Henry ve Ribery ile de bu iş yürümedi. Turnuva sonrası Fransa’nın kadroda çok köklü bir revizyona gitmesi lazım. İtalya’nın belini büken ise 4 isimdi. En başta hocaları Donadoni, sakatlar Nesta, Cannavaro ve Totti. Dünya şampiyonu olan takımdan bu 3 futbolcunu eksikliği ve Lippi’nin olmayışı takımı bozmuş. Bu saydığım isimler takımın bel kemiğiydi. Ama gene de gruptan çıkmayı başardılar.

D Grubu ise resmen İspanya’ya hafif geldi. Turnuva öncesi yazımda da belirttiğim gibi Yunanistan hiçbir şey yapamadı. Rakiplerinin 2004 ‘deki Yunanistan ‘ın rakiplerinin düştüğü hataya bu sefer düşmeyeceklerini söylemiştim ve aynen  düşündüğüm gibi oldu. O Yunanistan’ın futbol diye oynadığı çağ dışı sistemi çok güzel cezalandırarak onları layık olduğu konuma getirdiler ve evlerine yolladılar. Yunanistan’ın elenmesi futbol adına beni çok sevindirdi. Rusya ve Hiddink turnuva öncesi düşündüğüm performansı gösterdi ve gruptan çıktı. Tebrik etmek lazım. İsveç için de Fransa için söylediklerimi söyleyeceğim. Onların da kan değişikliğine ihtiyaçları var. 10 yılı aşkın bir zamandır teknik kadronun içinde bulunan hocalarının ve kadroda ki yaşlı futbolcularının takımdan ayrılması gerekir.İspanya’da çok iyi bir takım ve kaliteli oyuncuları var. Ama nedendir bilinmez büyük turnuvalara hep iyi başlayıp kötü bitiriyorlar. Bu sefer bu kötü istatistiklerini değiştirebilecekler mi bilemiyorum. Çeyrek finaldeki rakiplerinin İtalya olması da aynı kaderi yaşamalarına neden olabilir.

Çeyrek final eşleşmeleri; Portekiz - Almanya , Türkiye – Hırvatistan, Hollanda – Rusya, İspanya – İtalya şeklinde gerçekleşti. Maçları ve yarı finale çıkacak takımları merakla bekliyoruz. Güzel maçların olacağını umut ederek, milli takımımıza Hırvatistan karşısında başarılar diliyorum.

HOŞÇAKALIN

...

Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
Site sayacı
Bugün : 23
Dün : 46
Toplam : 5210
Sayfa izlenimi aldık..
Designed by stasarim (T)
AspSitem
Bu sayfa: 0,08 saniyede yorumlandı.